Liken Planus
Deri, mukoza, tırnak ve saçlı deriyi tutabilen kronik inflamatuvar hastalık.
Liken planus, bağışıklık sisteminin deri ve mukozalara karşı gelişen anormal yanıtı sonucu ortaya çıkan, kronik inflamatuvar bir hastalıktır. En sık deri, ağız içi, genital bölge, tırnaklar ve saçlı deriyi etkileyebilir. Hastalık bulaşıcı değildir ve kişiden kişiye geçmez.
Deride en sık morumsu renkte, düz yüzeyli, parlak, sert ve kaşıntılı kabarıklıklar şeklinde görülür. Özellikle el bileklerinin iç yüzü, ön kollar, ayak bilekleri, bel bölgesi ve bacaklarda yerleşme eğilimindedir. Bazı hastalarda iyileştikten sonra uzun süre devam edebilen kahverengi lekeler bırakabilir.
Ağız içi tutulumu, liken planusun en sık görülen formlarından biridir. Yanak iç yüzünde, dilde veya diş etlerinde beyaz dantel görünümünde çizgiler, kızarıklık, hassasiyet veya ağrılı yaralar gelişebilir. Genital bölgede görülen liken planus ise kaşıntı, yanma, ağrı ve hassasiyete neden olabilir. Tırnak tutulumu bulunan hastalarda tırnaklarda incelme, çizgilenme, kırılma ve kalıcı şekil bozuklukları gelişebilir.
Liken planusun saçlı deriyi tutan formu liken planopilaris olarak adlandırılır. Bu durumda saçlı deride kızarıklık, pullanma, kaşıntı, yanma ve saç dökülmesi görülebilir. Hastalık erken dönemde tanınıp tedavi edilmediğinde kalıcı saç kaybına yol açabileceğinden, saçlı deride gelişen bu tür yakınmaların dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi önem taşır.
Liken planusun kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlığın yanı sıra bağışıklık sistemiyle ilişkili mekanizmaların rol oynadığı düşünülmektedir. Bazı ilaçlar, enfeksiyonlar ve stres gibi faktörler hastalığın başlamasını veya alevlenmesini tetikleyebilir.
Tanı çoğu zaman dermatolojik muayene ile konulur. Gerektiğinde dermoskopik inceleme ve deri biyopsisi tanının doğrulanmasına yardımcı olur.
Tedavi, hastalığın yerleşim yerine, yaygınlığına ve şiddetine göre kişiye özel planlanır. Topikal tedaviler, ağızdan kullanılan ilaçlar, fototerapi ve gerekli durumlarda bağışıklık sistemini düzenleyen tedaviler uygulanabilir. Uygun tedavi ile hastalık çoğu zaman kontrol altına alınabilir; ancak bazı hastalarda zaman zaman alevlenmeler görülebilir.